Tarihin Yasası ve Günümüz - Vezir Ajans

Vezir Ajans

Vezir Ajans | Anlık Haber

Header Ads

Vezir Ajans

24 Nisan 2019 Çarşamba

Tarihin Yasası ve Günümüz

1996 yılında iktidar ortağı olan muhafazakar kesim, halk çoğunluğunu memnun etse de yönetici elit kesim ve manipüle ettiği guruplar bu iktidarla orta ve uzun vadeli birliktelikten zararlı çıkacağını düşünerek iktidarı düşürdü!

Sonrasında, askerî vesayet sistemi olarak iktidara getirilenler, bu gidişin "Bin yıl süreceği" zannıyla ve iktidarlarını sağlama alma ihtirasıyla halka zulmettiler..


Zulme uğrayan inançlı kesim, önce şansını milliyetçi şemsiye ile deneyip MHP'ye yanaştı..


Ancak vesayetçi sisteminin onu da esir aldığını görünce öz kaynağına dönerek ancak farklı bir stratejiyle ve zalimlerle iş tutmamış tüm kesimleri de yanına alarak tekrar bir kurtuluş mücadelesine girişti!
Ortaasya'dan beri bu toplum, inanmış en güçlü öncü topluluğa dahil olmaya son derece iştahlıdır!
Zulme, ayrımcılığa, haksızlığa, ihmale, istismara, adaletsizliğe uğramış tüm kesimler canını dişine takıp, gece gündüz çalışıp, en küçük ayrıntıyı bile atlamadan, kapı kapı dolaşıp, adam adama markaj ile bir oy için bile onlarca araç ve adamla koşuşturup kendilerine zulmedenleri püskürtmüştür!
Zafer dâima inananlarındır!

İnananlardan maksat inançlı olanlar değil!

Yaratıcının koyduğu evrensel yasa, kendisine inanmayanların da işin hakkını vermeleri halinde başaracakları şeklindedir!


Resmi istatistikî verilerde %12'lerde olduğu söylenen, ancak resmi kanallar dışındaki durumuyla %20'lerde bir işsizlik oranı altında inim inim inleyen 20-35 yaş kesim, kıt iş imkanlarının da iktidar partisi il ve ilçe yönetim kurulu üyelerinin yakınlarına dağıtıldığını (Peşkeş çekildiğini) görünce ne yapar?
Belki sıranın kendisine de gelebileceği düşüncesiyle teşkilata yaklaşır.. olanca samimi yaklaşımı, çalışması, çırpınması, feryadı, figanına rağmen elinden tutulmadığını görünce kendileriyle birlikte hak mücadelesine girişebileceği kesimlere yanaşır!


O, artık azılı bir muhalif olmuştur!


İl ve ilçe teşkilatları aracılığıyla il ve ilçeleri yönetmek her partinin intiharı olmuştur!
(Çare, seçimlerden 3 ay önce teşkilatlanıp seçimden sonra dağılmak.. Devletin atadığı vali /kaymakam ve milletin seçtiği belediye başkanlarını rahat bırakmak!


Hem, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı şeklindeki 2 başlılığı kaldırıp Başkanlık şeklinde devlete tek başlılığı getiren anlayış, il ve ilçelerdeki 3 başlılığı niye sürdürür, anlaşılmaz bir durum..)
Birileri, işsiz oluşu yüzünden ailesi dağılıp toplumsal dışlanmayla da psikolojisi bozularak intihar ederken, bir il yada ilçedeki iktidar partisi yönetiminde hasbelkader bulunan bir sanayi ve ticaret erbabı, aile üyelerinden sonra akrabalarını taallükatına varıncaya kadar resmi işe sokmuşsa seçimlerde niçin başarısız olunduğuna (veya başarılı olunamadığına) dair hiç kimse başka gerekçelerle masal okumasın!
Kendi işyerinde onlarca adam çalıştıracak kadar varlıklı bir adam, işsizlik ve ona bağlı nedenlerle intihar edenlerin olduğu bir yerde hangi vicdanla işe yaramaz 2 oğlunu, 3 gelinini, 4 yeğenini kamuda işe sokar?
Vatan hainliği sadece PKK'ya veya FETÖ'ye çalışmakla mı oluyor? 


Tarih, aynı şartlarda hep aynı sonuçları verir; Yaratıcının koyduğu yasa budur!


Bakın, tekrar aynı yere döndük:
Zulme, ayrımcılığa, haksızlığa, ihmale, istismara, adaletsizliğe uğrayan tüm kesimler, muhalif öncü gücün yanında canını dişine takarak kendi kurtuluş ve intikam mücadelesine girişir..


İktidar tarafından kendilerini o kadar dışlanmış hissetmişlerdir ki kendilerine kucak açanların kimler olduklarına bile bakmazlar.. (Amerika, Almanya, İsrail, PKK, FETÖ, Vatan hainleri, dinsizler, donsuzlar.. farketmez!)


Çünkü akıl ve ruh sağlığı örselenmiş, şuurunu yitirmiş; gözleri dönmüş, kulakları tıkanmış, dilleri tutulmuştur!


Uğradıkları (veya uğradıklarına inandıkları) haksızlık, öfkeye ve intikam hırsına dönüşmüştür!
O öfkeyi iyi kontrol edip mücadele hırsından ve disiplininden kopmadan başaracaklarına inanırlarsa başarırlar!


Tarihin yasası budur!





Reklam